11 Ağustos 2009 Salı

15. EFSANE : ABD'NİN İLK e-BAŞKANI

Herkes Beyaz Saray’da beyaz olmayan bir başkan nasıl oturur diye düşünedursun ABD’deki son başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti’nin şu stratejini pek konuşan yok: “W” dönemi o denli vahim geçti ki Amerikan halkı bir zenciyi ya da bir kadını bile başkan seçebilir.

Siz sanıyor musunuz ki Demokratlar bir yanda bir zenciyi diğer yanda ise bir kadını en güçlü aday adayı olarak belirlerken hesap kitap yapmadı. Seçilmiş başkan olan Obama (denildiğine göre) birkaç yıl önce daha partisinin kongrelerine bile katılamıyordu.

İrlandalı bir bahis kuruluşu seçimlerden birkaç ay önce Obama’nın kazandığını ilan ederek, Obama’nın kazanacağına dair bahse girenlere ödemelerini seçim sonuçlarını beklemeden yapacağını açıkladı. Ben de şahsen Obama’nın başkan olacağına, global kriz Eylül ayında (yani seçimden önce) resmiyet kazandığında kanaat getirdim!

Vehamet bu denli derin olmasaydı, hala inanıyorum ki, zenci erkekten önce sırada beyaz kadın profili vardı. Bir başka deyişle Hillary Clinton’ın adaylığı kazanamaması biraz da “W”nun bu denli başarısız olmasından kaynaklanıyor.

Tabii komplo teorisi kokan bu yorumlar kendi başlarına bir anlam ifade etmiyor. Kitlelerin ötesiyle pek ilgilenmemelerinin temelinde biraz da okudukları dergilerdeki şu türden girizgahlar yatmakta (diyelim ki çok başarılı olmuş bir kişi hakkında bir makale); “Bay X yirmi sene önce henüz piyasada isimsiz bir neferken bir gün tesadüfen Bay Y ile uçakta yanyana seyahat eder. İki saatlik yolculuğun sonucunda ünlü Bay Y ile Bay X yirmi yıllık bir iş ortaklığına temel atarlar. Gerisi tarih”.

Tetikleyici unsur o denli göz önüne çıkarılır ki o tetikleyicinin ardından gelen kan, ter ve gözyaşlarını göz ardı ederiz (ona tarih deriz). Sanki diye düşünürüz o gün Bay Y’nin yanında Bay X değil de ben seyahat etseydim, aynı şeyler, aynen benim de başıma gelebilirdi.

Hayır ne yazık ki öyle olmuyor! W’nun başarısızlığı ne denli derin olsa da Obama’nın kampanya sırasındaki mücadalesi o koltuğu hak edip edemeyeceği konusundaki ilk sınavıydı. Önce her açıdan yarışa kendisinden daha önde başlayan diğer adayı çekilmek zorunda bıraktırdı; sonra da seçimi kazandı; ABD’nin ilk zenci başkanı oldu.

O halde seçim kampanyasının detaylarına inip, herşeyin doğru yapılmasının nasıl başarıldığını irdelemekte fayda var. Her ne kadar seçim havası ülkeden ülkeye demokrasiden demokrasiye değişse de bu konuda yapılacak analizler başka ülkelerin başka politikacıları için de faydalı olabilir. Özellikle de demokrasinin rafine edilmiş olduğu ülkelerde.

Obama’nın kampanya sırasında teknolojiyi ve interneti nasıl kullandığını biraz araştırdığınızda karşınıza ne yazık ki bilmediğimiz müthiş taktikler, imkanlar, teknolojik yatırımlar vb çıkmıyor. İşte buyrun en temel teknolojik kullanımlar aşağıda sıralanmış durumda; bakın bakalım bilmediğiniz bir şey var mı?

1. FACEBOOK

Obama’nın seçim kampanyasını yürütenlerin teknolojiden ilk istifade ettikleri kaynak internetteki en popüler sosyal ağ sitesi olan Facebook. Burada Obama ile ilgili açmış oldukları grup neredeyse bir milyon düzeyinde bir üyeye sahip.

Tabii hemen aklınıza şu gelmiştir: “Bunu yapmak o kadar zor mu? Cumhuriyetçi aday McCaine de kendine ait bir grup açsaydı. Açmamış mı?” Evet açmamış! Onun yerine Obama’ya karşı bir kampanya yürütecek bir grup açılmış. O grup da ne yazık ki milyon düzeyinde bir üye sayısına ulaşamamış.

2. YOUTUBE

Evet Obama youtube’dan da azami düzeyde istifade etmiş. Obama ile ilgili pek çok video klibe youtube üzerinden erişmek mümkün. Youtube’un ne olduğunu unuttuysanız anımsatmakta fayda var. Hani pek çok ülkede herkesin bazı ülkelerde de sadece başbakanların erişimine açık olan ve herkesin dilediği video klibi ücretsiz olarak dünya ile paylaştığı internet üzerindeki en popüler video paylaşım sitesi.

3. TWITTER

Bunu pek bilmiyor olabilirsiniz. Twitter, internet üzerinden SMS mesajı uzunluğundaki metinlerin takipçilerin erişimine sunulduğu bir imkan. Blog denilen düzenli yazıların mikro versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Twitter’a eklenen mesajlar hem internetten erişilebiliyor, hem de istenirse yerel GSM operatörünün dahil olması önkoşuluyla üyelerin cep telefonlarına da SMS olarak ulaştırılabiliyor.

Twitter daha ziyade şu an şurada şunu yapıyorum türünde çok basit mesajlaşmaları iletmek için kullanılıyor. Böylece Obama’nın taraftarları başkan adaylarını an be an cep telefonlarından izleyebildiler. Onun hangi gün nereye gideceğini, ne konuşacağını bildiler.

4. SMS

Kampanya yöneticileri Twitter ile de sınırlı kalmadılar ve gönüllü olarak cep telefonlarını veren taraftarlarına düzenli olarak SMS mesajları göndererek, başkan adaylarının günlük programı ya da önemli konular hakkında bilgilere eriştirdiler. Bu özellikle cep telefonunu yoğun kullandığı halde internet okuryazarlığı pek gelişmemiş yandaşlar için oldukça önemliydi.

Mesela başkan yardımcısının kim olduğu açıklaması medya kanallarından önce SMS yolu ile yandaşlara sabahın köründe bu yolla duyuruldu.

5. BLACKBERRY

Blackberry bilenin bildiği bir teknolojik imkan. Özellikle de iş dünyası için olmazsa olmaz bir teknoloji. Çünkü bu cep telefonu sadece telefon imkanı sunmuyor dünyanın neresinde olursanız olun epostalarınızı cep telefonunuza getiriyor; ayrıca haberleri takip etmek için de alternatifsiz bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar teknolojik olarak alternatif markalar piyasaya sürülmüş durumdaysa da Blackberry’nin bu imajı sarsılmadı.

Obama da kampanya sırasında aktif olarak blackberry’sini kullandı ve kampanya yöneticileri bunun fotoğraflarının medyaya servis ederek; başarılı bir şekilde kullanmasını bildi. Böylece zihinlerde zinde, değiştirmek isteyen bir başkan adayının tamamlayıcı özelliği çıkmış oldu: Teknolojiden kişisel olarak istifade eden genç bir başkan!

6. WEB SİTESİ

Obama web sitesini de aktif olarak kullandı. Bugün de seçimi kazandıktan sonra web siteleri aktif olarak faaliyetlerine devam ediyor. BarackObama.com ya da change.gov web sitelerine erişerek Obama hakkındaki bloglara erişebilir, bizim parti programına tekabül eden, çeşitli konularla ilgili yapmak istediği şeyler hakkında derinlemesine bilgi sahibi olabilirsiniz.

Örneğin web sitesinde teknoloji ve internet konularındaki vizyonu da bulunmakta. Obama internete has konuşma özgürlüğü konusundaki hassasiyetini, farklı kesimler arasında ortaya çıkan dijital uçurumu kapatmaya yönelik ne tür çalışmalar yapmak istediğini (dijital uçurumu, gelir dağılımı dengesizliğinin teknoloji ve internet imkanlarından yararlanma versiyonu olarak düşünülebilir) tüm dünya ile web sitesi aracılığıyla paylaşıyor.

Başta da belirttiğim gibi bunların hiçbiri son onbeş yıldır dünyanın altını üstüne getiren teknoloji ve interneti biraz olsun takip edenler için yeni şeyler değil. Ancak siyaset gibi muhafazakar modellerin daha ağır bastığı bir dünyada teknolojinin bu denli ön plana çıkması ABD gibi bir geniş bir alanda ilk kez gerçekleşiyor (yoksa bunun daha küçük örneklerini G.Kore’de, Estonya’da bir süredir görmekteyiz).

Peki Obama’nın kampanyasının katma değeri nerede? Farkı nerede yarattı? Doğrusu kampanya; farkı eldeki böyle bir malzemeyi (teknolojiyi gündelik yaşamına entegre edebilmiş olmayı) seçmen kitlesiyle en verimli şekilde paylaşabilmekle yaratmış oldu. Tabanı olmayan bir imaj yaratma niteliğinde olsaydı Obama kampanyasının bu denli başarılı olması beklenemezdi.

Bu tür teknolojik imkanların sonuç vermesinin gerisinde de bu yatmaktadır. Eğer özde teknoloji kullanımı, teknoloji benimsenmesi yoksa tüm facebook’u satın alsanız bile aynı sonucu elde edemezseniz. Son dönemde sükse yapmış kimi teknolojik imkanların el değiştirmesi sonucunda beklenen verimi üretememesi de bu saptamanın sağlamasıdır.

*** Pİ - Pazarlama ve İletişim Kültürü Dergisi Kış 2009 (2009/01) sayısında yayınlanmıştır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder